+90 216 449 01 01 (PBX)

UTİKAD Lojistik sektörü kombine taşımacılığa odaklandı

Lojistikte taşımacılık maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla, farklı taşıma şekilleri ile hizmetlerin etkin ve verimli biçimde tek noktadan yürütebilmesini sağlayacak yeni modellerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor

Bu kapsamda sürdürülen çalışmalara hız kazandırılması amacıyla, UTİKAD ve İstanbul Barosu işbirliği ile İstanbul Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen “Kombine (Karma) Taşımacılıkta Taşıma İşleri Organizatörünün Sorumlulukları ve Sigorta” seminerinde kamu, lojistik ve taşımacılık sektörü ile hukuk ve sigorta dünyası yetkilileri bir araya geldi. Seminerde, “Kombine Taşımacılığın” geleceğin taşıma modeli olacağına dikkat çekilerek, kombine taşımacılıkta “Taşıma İşleri Organizatörleri”nin yeri ve önemi ile risk ve sigorta konuları değerlendirildi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğü Kombine Taşımacılık Daire Başkanı Sinan Kuşçu’nun da konuşmacı olarak katıldığı seminerin açılış konuşmaları, İTO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Orduhan, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Erkeskin ve İstanbul Barosu Lojistik ve Taşıma Hukuku Komisyonu Başkanı Avukat Egemen Gürsel Ankaralı tarafından yapıldı.

İstanbul Ticaret Odası Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen ve çok sayıda sektör ve baro mensubunun katıldığı seminerin açılış konuşmasında, “Kombine Taşımacılığın” bugünü ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İTO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Orduhan, gelecekte uluslararası taşımacılığın büyük bir bölümünün kombine taşımacılık ile yapılacağını ifade etti. Orduhan, Türk lojistik sektörünün belirli stratejiler oluşturarak bu kapsamda çalışmalar yürütmesi gerektiğini söyledi.

“Kombine Taşımacılık Mevzuatı Oluşturulmalı”

Orduhan, bu amaçla öncelikle kombine taşımacılık mevzuatının oluşturulması, yasal ve teknik uyumun sağlanması gerektiğinin altını çizerek şu değerlendirmelerde bulundu: ”Bu kapsamda, asgari hizmet standartları, kullanıcı hakları, çevre, sorumluluk, yönetim ve ödeme sistemleri gibi konuların ana hatlarının tüm taşımacılık türlerinin kombinasyonunu kapsayacak şekilde çizilmesi gerekmektedir. Sadece mevcut kullanılan, yani sektörün iş hacmini oluşturan pazarlar için değil, potansiyeli olan yeni pazarlarda da lojistik merkezler kurulması üzerinde durulmalıdır.”

Lojistik operasyonlarının özü itibariyle bir risk yönetimi olduğunu ve günümüzde taşımacılıkta taraflar açısından sigortanın bu nedenle daha da önem kazandığını vurgulayan Orduhan, “Sigorta konusu; salt zararın telafi edilmesini değil, firmaların ticari faaliyetlerine devam etmesi ve finansal açıdan sıkıntıya girmemesinin de bir garantörüdür. Kısacası sigorta, mağduriyeti karşılamak için vazgeçilmez bir çözümdür. Sektörün sigorta konusunda bilinç seviyesinin arttırılması gerektiği aşikârdır” dedi.

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Erkeskin ise konuşmasında, hızla küreselleşen ticaret hayatında, lojistik faaliyetlerin öneminin her geçen gün arttığını kaydetti. Dünyada, ülkelerin ve ürünlerin rekabetçiliğinde tedarik zincirleri ve bunların içinde malların, hızlı ve düşük maliyetle hareket etmesinin taşıdığı öneme işaret eden Erkeskin, lojistiğin en önemli bileşeni olan taşımacılığın, dünya genelinde toplam lojistik maliyet içinde yüzde 50’ler civarında bir pay alırken bu oranın Türkiye’de yüzde 85’lere kadar yükseldiğini vurguladı.

Erkeskin, ABD’de yapılan bir çalışmadan örnek vererek lojistik maliyetlerindeki yüzde 5 oranında bir azalmanın karlılık üzerinde, satışların yüzde 20 arttırılması sonucu elde edilecek artışla aynı etkiyi yarattığını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: “İşletmelerin piyasada rekabet gücünü artırabilmeleri için toplam lojistik maliyetlerin önemli bir kısmını oluşturan taşımacılık maliyetlerini en uygun taşıma sistemini seçerek ve taşıma sistemlerini bütünleştirmek suretiyle azaltmaları gerekmektedir. Bundan dolayı hem klasik taşıma sistemleri dediğimiz karayolu, denizyolu, havayolu taşıma yöntemlerinde verimlilik arayışı içindeyiz hem de çoklu taşıma gibi yenilikçi yöntemler kuruyoruz.1960’lı yıllarda konteynerleşme hareketinin başlamasına ve gelişmesine paralel olarak, “Multimodal Transport (Çoklu taşıma)”, “ Intermodal Transport (Sistemlerarası taşıma)” ve “ Combined   Transport (Kombine taşıma)” denilen 3 temel kavram üzerinden şekillenen tanımlar gelişti ve bu tanımlardan çıkarılacak ortak unsur ise en az 2 farklı taşıma sisteminin birlikte kullanılmasıdır.”

UTİKAD’ın Doğru Bulduğu Terim Budur: “Taşıma İşleri Organizatörü”

Sektörde, çoklu taşımacılıkta birden fazla taşıma sistemi kullanılıyorsa bu sistemlerin verimli ve birbirleriyle uyumlu bir şekilde kullanılması ve bunun kimler tarafından sağlanacağı konusunda farklı görüşlerin gündeme geldiğini ifade eden Erkeskin, “Bu sorunun cevabı da UNCTAD-ICC kuralları uyarınca çoklu taşımayı üstlenen işletmecilerin uygulamadaki en yaygın olan taşıma işleri organizatörlerini yani “Freight Forwarderları” işaret etmektedir. Taşıma İşleri Organizatörleri, geleneksel olarak çoklu taşımayı üstlenen işletmeciler olarak görülmektedir. Ancak İngilizce literatürde “freight forwarder” olarak adlandırılan işletmeleri Türkçe karşılayacak terim konusunda henüz bir uzlaşma sağlanamamıştır. Nakliye işleri yüklenicisi, nakliye müteahhidi kullanılan terimlerden bazılarıdır. Ancak Türk Ticaret Kanunu’nda Taşıma İşleri Komisyoncusu olarak yer almaktadır. Diğer taraftan Kara Ulaştırma Kanunu’nda Taşıma İşleri Organizatörü tabiri kullanılmıştır. UTİKAD olarak benimsediğimiz, kabul ettiğimiz ve doğru bulduğumuz terim “Taşıma İşleri Organizatörü” diye konuştu.

Taşıma işleri organizatörlerinin yük dağıtımı ve konsolidasyon, taşıma ve çoklu taşımayı gerçekleştirme, aktarma, paketleme, depolama, yükün sigortalanmasını düzenleme ve gümrükleme ile yerel vergilerin ödenmesi konusunda da çaba gösterdiğine dikkati çeken Turgut Erkeskin, çoklu taşıma sistemlerinden yararlananların sahip olacağı avantajları da şöyle sıraladı: “Çoklu taşıma sistemlerini seçerken sadece maliyet avantajı değil diğer faktörler de çok önem arz ediyor. Bir defa da daha fazla malın taşınabilmesi, taşınmanın kesintisiz olması, hava şartlarında etkilenmemesi, çevreye olan etkisinin az olması ve beraberinde daha düşük maliyetli olması, bir takım geçiş belgesi-vize zorunlulukları-geçiş ücretleri gibi taşıma süresini uzatan ve maliyetini arttıran unsurlardan etkilenmemesi bu avantajlardan sadece bazılarıdır.”